Şemsiye

Tozlu bir şemsiye durur 
çatı katındaki odanın 
kuytu bir köşesinde 
kumaşındaki eski yağmurların 
hüzünlü kokusuyla 

Anımsar mısın bilmem 
yağmurun bardaktan 
boşanırcasına yağdığı o günü 
hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza 
dudaklarımla hesaplamıştım 
yüz ölçümünü 

Nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi 
korkuyorum çünkü 
kapısı açık kafesinden 
uçan bir kanarya gibi 
beni ikinci kez 
terk etmenden 

Yanıt alamayacağımı bilsem de 
yanına gidip 
sorarım her gün şemsiyeye 
altında elele biz 
nasıl görünürdük diye...