Paradoks

Öylesine yalın hissediyorumki
Kalbimi
Ve öylesine karmaşık
Çelişkilerde 
Aydınlatmak
Için yüzümü
Arıyorum
Anahtar deliğini
Ve 
Işığın açıp kapama düğmesini

Ama 
Ne 
Anahtar deliği var 
Işığım olacak
Ne de açıp kapama düğmesi
Öylesine bir odadayım şimdi
Duvarlarında
Çıplak kadın resimleri
Ağlayan çocuklar 
Ve gülen yaşlı adamlar
Işte, ben buyum diye düşünüyorum
Bir yanımda çocukluğumun
Ağlamaklı çaresizliği
Bir yanımda olgunluğumun
Karmaşık yalnızlığı
Diğer yanımda da
Tatmin olamayan sex içgüdülerim

Yere oturuyorum
Resimlere en uzak olan köşeye
Oradan seyrediyorum onları
Kaçmak ister gibi
Bu penceresiz
Sağır, kör ve dilsiz odada
Ne aradığımı soruyorum kendime
Bir an uyuyakalıyorum farketmeden
Istemiyordum uyumayı
Korkarak engel olamayacağım şeylerden
Bir son olacaktı sanki
Son hatırladığım saatime bakışım
Gündüz saat 2 ve duvara attığım bir çizik
Inanmıyormuşum buradan çıkabileceğime
Yoksa istemiyormuyum da buradan çıkmayı
Beynim savunmasınımı yaratıyor
Duvara attığı çizikle
Rüyamda
Göremediğim bir yerlerden izlendiğimi hissediyorum
Araştıran bakışlarla ellerimi kaldırıyorum
Korkumu görmesin diye yüzümü örtüyorum
Uyanıyorum birden haykırışla
Bakıyorum ki bütün roller değişmiş
Kendimi duvara asılmış buluyorum İsa gibi
Aşağıdaysa 
Çıplak kadın yere oturmuş
Bir ayağını uzatmış, yerde
Hafiften o kadınların o içgüdüsel estetikliğini hiç bozmamış
Kucağında ağlayan bebek
Sarıp sarmalamış onu
Ve bir ana olmuş artık
Sırtınıda yaşlı gülen adama dayamış
Adamın bir eli kadının omzunda çocuğa bakıyor
Ve hala gülümsüyor 

Ne anlatıyor bunlar bana
Sorularım cevapsız kalıyor
Düşünmek istemiyorum
Beynim dursun artık
Zamanda dursun bir an için
Ve 
Uzansam bir kumsalda
Gökyüzüne bakarak
Düşünmesem hiçbir şeyi


Nisan.1994 İzmit